Makalemiz ICT Medya’da yayınlanmıştır. Makalemize ICT Medya üzerinden ulaşmak için tıklayınız.

YAKIN GELECEKTE PROJE VE PROGRAM YÖNETİMİ: “İŞ YAPIŞ ŞEKİLLERİMİZ DEĞİŞİYOR”

Kendi hayatınızı düşündüğünüzde, sizce en büyük başarılarınız veya başarısızlıklarınız nelerdir? Sizce, bu başarınızın ardında ne yatıyor?

Bir tahminde bulunayım: ne istediğinizi biliyordunuz, bu isteğinizi somutlaştırdınız, sizi ona götürecek olan adımları tasarladınız,bu adımları kararlılıkla atmaya başladınız, gerekli durumlarda tasarınızı değiştirdiniz, veya uyarladınız, ve evet!! Sonuca ulaştınız.

İşte, bu bir proje! PMI ® PMBOK® Guide V5 ’te “proje”yi şöyle tanımlanıyor: “Proje, kendine özgü bir ürün, hizmet veya sonucu ortaya koymak için yürütülen geçici bir girişimdir.” Sizin bu sonuca ulaşmak için sarfettiğiniz tüm çaba ise proje yönetimidir. PMBOK® Guide V5’te Proje Yönetimi “proje gereksinimlerini karşılamak için bilgi, araç ve tekniklerin proje aktivitelerine uygulanması” olarak tanımlanıyor.

Günümüzde artık, iyi bir fikri geliştirmek, ihtiyaçla eşleştirmek, hız ve bir fikri uygulamaya alabilme becerileri bizlerin hem bireysel olarak hem de kurumlar olarak sonuca ulaşmamızı destekleyen unsurlar olarak sıralayabiliriz. Proje yönetimi felsefesi ise, bu becerilerimizi doğru uygulamamızı sağlayan temeldir, diyebiliriz. Bu kadar iddialı konuşmamın sebebi şu: dünyada 760.000 PMP® (Project Management Professional) sertifikası bulunan proje yöneticisi bulunuyor. Bu sayı her gün artıyor. PMI’ın üye sayısı son 10 yılda 50.000’ler seviyesinden 450.000’ler seviyesine yükselmiş durumda.

Bunlar çok güzel rakamlar ve tüm dünyanın bu konuya verdiği önemi anlatmak için de çok etkili, ancak maalesef, hala proje yönetimi bilgisi, tekniği ve yeteneklerini kurumlarımızda projelerimize yansıtamıyor olmalıyız ki, projelerimizdeki başarı oranları % 50’nin üstüne çıkamıyor. PMI®’ın “Pulse of the Profession” (Mesleğin Nabzı) Raporları gösteriyor ki proje yönetimi deneyimi ve bilgisi kullanıldığında projelerin başarı oranı %30’lardan, %80’lere yükseliyor. Diğer taraftan proje yönetimi kültürü bir kurumda önemli ise, proje yönetimi kültürünün önemli olmadığı kurumlara göre projelerini başarılı olarak tamamlama ihtimali % 50’lerden % 70’lere yükseliyor.

Şimdiye kadar bahsettiğim rakamlar, eğer çalıştığımız kuruluşta bir proje yönetimi algısı hali hazırda mevcut ise, karşımıza çıkacak olan rakamlardır.

Eğer, kuruluşumuz hala bir proje yönetimi yaklaşımı benimsememiş, bu konuda kendimizi geliştirmek için bir girişimde bulunmamış isek, projelerimizde her şeyin yolunda gitmesini beklemek hayal kurmakla hemen hemen aynı şeydir.

Diğer yandan, proje yönetimi konusunda ne kadar iyi çalışan süreç ve sistemlerimiz olsa da, eğer farklı farklı yürüyen bir çok projemizin birbiriyle ilgili noktalarını yakalamakla ilgili bir öngörümüz yoksa, iş sonuçlarımızı ve stratejik amaçlarımızı gerçekleştirmekte zorlanırız.

Bu ne demektir? Proje yönetirken eğer her bir projemiz, başlangıçta koyulan amaçlarına ulaşmak üzere daha çok kapalı bir sistem gibi çalışmaya başlamışsa, başımız dertte demektir. Çünkü, dünyada ve içinde bulunduğumuz sektörde hiçbir şey “bir müddetliğine” bile olsa sabit değil artık. Hem müşterinin ve pazarın ihtiyacını ve ivediliğini, hem projenin bağlantılı teknolojilerini, hem ekibimizi ve ekibin iş yapış şekillerini, hem içinde bulunduğumuz kuruluşun önceliklerini, ve böylece kurum içinde devam eden diğer projeleri ve aramızdaki ilişkileri, hem de projemizle ilgilenen diğer grupları dikkate almalıyız. Diğer gruplar deyip geçmemiz de çok mümkün değil, belli standartlara uyum sağlamamız, belli kriterleri yerine getirmemiz gerekiyorsa, ne kadar önemli olduklarını ayrıca anlatmama gerek yok sanırım.

Geçtiğimiz son on yılda karar verilen stratejilerin % 66’sı hiç uygulanmamış, geriye kalan %34’ün de sadece yarısı beklentileri ve başta belirlenen geri dönüşü sağlamıştır. Eh artık, bunu da duyunca, projelerimizin neden başarısız olduğunu, ya da kendi başlarına başarılı olsalar da neden kuruluşların başarısına bir katkı sağlamadıklarını anladık sanırım.

Stratejik yönetim ve yönelimle ilgili algı, farkındalık ve uygulama yetkinliğimizi geliştirmemiz gerek. Ancak bu yazının konusu bu değil. Bu yazının konusu projelerimizi kurumsal öncelik, stratejiler ve dolayısıyla diğer projelerimizle birlikte devinmesini, gelişmesi, bütünleşmesini sağlamaya yönelik yapabileceklerimizi anlamak.

Projelerimizin birbiri arasındaki, kuruluşun fonksiyonel birimleri arasındaki ve kuruluş amacı arasındaki bağlantıları kurarak, bütünsel bir başarı elde etmiş oluruz. Bu bütünsel başarının anahtarı ise “Program Yönetimi” olarak görülüyor. PMI, programı “ayrı ayrı yönetildiklerinde sağlayamayacakları faydayı elde etmek üzere koordineli bir şekilde yönetilen birbiriyle ilişkili proje, alt program, ve program aktivitelerinden oluşan bir grup” olarak tanımlıyor. Program yönetimini ise, “program gereksinimlerini karşılamak ve projelerin ayrı ayrı yönetilmesiyle elde edilemeyecek fayda ve kontrolü sağlamak üzere bilgi, yetenek, araç ve tekniklerin bir programda uygulanması” olarak tanımlıyor.

Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti, özellikle hemen her eyaletlerinde uygulanan projelerinin birlikte değerlendirilmemesinin acısını çok yaşamış ve proje yönetimi konusunda Amerika’yı her keşfedişte ciddi kaynak kayıplarına uğramış olmalı ki, 2016 Aralık ayında, dönemin ABD Başkanı Barack Obama, “Program Yönetimi Geliştirme ve Hesap Verebilirlik Kanunu”nu, ABD Senatosunun oy birliğiyle kabulünün ardından onaylamıştır.

Kanunun uygulamaya alınmasının:

• Federal Kuruluşlarda, program yöneticileri için tanımlı meslek ve kariyer patikalarının artması,
• Standart tabanlı program yönetim politikasının ABD kamu kuruluşları genelinde uygulamaya alınması,
• Politika yönetimine üst düzey yöneticilerin dahil olması, strateji ve politikaların bu doğrultuda ortaya konması,
• İyi uygulamaların kuruluşlar arası program yönetim konseyi veya benzeri bir kuruluş aracılığıyla yaygınlamasının sağlanması gibi sonuçlar doğurması bekleniyor.

Kamu kurumlarının kamu faaliyetlerinde etkinlik için aldıkları bu önlem, önümüzdeki dönemde program ve proje yönetimini daha önemli bir noktaya taşıyacak, kamuda çok daha fazla proje ve program Yönetimi pozisyonlarına ihtiyaç yaratacak ve kamu ile çalışan sektörlerde program ve proje yönetim olgunluğu ihtiyacı artacaktır.

ABD’nin ilgili kuruluşları ile birlikte çalışan uluslar arası kuruluşlar ve dolayısıyla onların işbirliği içinde bulundukları tüm grupların yakın dönemde program yönetimindeki gelişmelere göre iş yapış şekillerini düzenlemeleri gündeme gelecektir.

Kamu kurumlarının kamu faaliyetlerinde etkinlik için aldıkları bu önlem, önümüzdeki dönemde program ve proje yönetimini daha önemli bir noktaya taşıyacak, kamuda çok daha fazla proje ve program yönetimi pozisyonlarına ihtiyaç yaratacak ve kamu ile çalışan sektörlerde program ve proje yönetim olgunluğu ihtiyacı artacaktır. Gelecek için hazırlanmak için bizlerin de kendimizi bu yönde geliştirmemiz, kaçınılmazdır.

Sistematik olarak kurumsal proje yönetimi olgunluğumuzu artırmamız, doğrudan program yönetimi yetkinliğimizi artırmasa da, program yönetimi için gereken zemini oluşturmamıza en önemli katkıyı sağlayacak olan aksiyondur. Bu arada, anlaşılmaktadır ki, proje yöneticileri de, kuruluşun stratejilerini daha yakından takip etmeli ve hatta stratejinin hem oluşturlmasına hem de uygulanmasına katkı sağlamalıdırlar.

Ülkemizin global sahnede hem daha etkili roller almasında, hem de bu rolleri daha görünür şekilde yerine getirmesinde, hem özel hem kamu kuruluşlarının proje, program ve portföy yönetimini bilerek ve bu doğrultuda hareket etmelerinin büyük katkısı olacağını düşünüyoruz. Haberin orijinal bağlantısına buradan ulaşabilirsiniz.

İZGE YAZILIM EĞİTİM VE DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. 2007 yılında bir kadın girişimi olarak kurulan İZGE Yazılım Eğitim ve Danışmanlık Şirketi yazılım, ar-ge, iş zekası ve AB projeleri konusunda yürüttüğü başarılı çalışmalarına devam ederken, diğer yandan da bu konularda edindiği deneyim ve tecrübe ile eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini de yoğunlaştırmıştır. Stratejik yönetim, proje ve program yönetimi, çevik yönetim, yazılım test uzmanlığı, SPICE eğitim ve danışmanlıkları sağlamaktadır. PMP®, PgMP, PMI-ACP®, CCBA®, CBAP®, PMI-PBA® sertifikalarına yönelik eğitimleri bulunmaktadır. Danışmanlıkları kurumsal ölçeklendirmeye dayalı olarak sunmakta olup, özellikle KOBİ’ler seviyesinde proje yönetimi farkındalığının artırılması ve bu yolla KOBİ’lerde kapasite geliştirme çalışmalarına ağırlık vermektedirler.