PROJE YÖNETİMİ – 3 PROJELER: NE SAĞLAR, NASIL SAĞLAR?

İşleri, “proje” olarak ele alarak, “proje yönetimi” uygulayarak değer ürettiğimizi nereden biliyoruz, diye sorabilirsiniz, çok haklı olarak.

PMI (Project Management Institute) 2006 yılından bu yana “Pulse of the Profession” yani “Mesleğin Nabzı” raporlarını yayınlıyor. Bu raporları ortaya koyarken üyelerine anketler yaparak blgi topluyor, dünyanın farklı coğraflarından kuruluşlarla bire bir görüşmeler yapıyor ve zaman içerisinde bu veri ve bilgilerin değişimini inceleyerek mesleğin işimize kattığı değeri ortaya koyuyor. Örneğin 2018 raporu “Success in Disruptive Times  – Yıkıcı Zamanlarda Başarı” hazırlanırken 4.455 proje yönetimi uygulayıcısı, 447 Kıdemli Yöneticisi ve 800 Proje Yönetim Ofisi Direktörünün katkıları ile oluşturulmuş. Ve 800 Proje Yönetim Ofisi Direktörü Devlet kuruluşları, IT, Telekom, Enerji gibi farklı farklı sektörlerden kuruluşlardan oluşuyor.

 

2015 yılından bu yana Raporların genel konularını inceleyecek olursak:

  • 2015: Proje Yönetimi Mesleğinin Değerini Yakalamak: Proje Yönetimi Mesleğinin Değerini Bilgi Transferi Aracılığı ile Yakalamak 
  • 2016: İş Sonuçlarını Nasıl İyileştireceksiniz? “Projelerin Stratejik Etkisi: İş Sonuçlarını İyileştirmek için Faydaları Belirlemek”
  • 2017: Düşük Performansın Yüksek Maliyetini Dönüştürmek: Daha Fazla Çeviklik Kazanmak: Sonuçları Hızlandıran İnsan ve Süreç Sürükleyicileri
  • 2018: Yıkıcı Zamanlarda Başarı: Sırada Ne Var? Çalışmanın Yeni Yollarını Belirlemek

Raporlar, proje yönetimine dair veri ve bilginin sürekli birikmesini sağlayarak, zaman içerisinde kuruluşların proje yönetimi ile kazandıkları olgunluk ve bu olgunluğun sağladıkları konusunda yönelimlerin takibini mümkün kılmıştır.

Bu sonuçlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Bu çalışmalara katılan organizasyonların % 58’i proje yönetiminin değerini tam olarak anladıklarını söylemektedir. Ve ayrıca, bu değerin farkında olmayan kuruluşların yarısı da her iki projelerinden birinde başarısızlığa uğramaktadırlar.
  • Bir EPMO (Kurumsal Proje Yönetim Ofisi) sahibi olan organizasyonların % 41’i bu EPMO’nun organizasyon stratejisi ile ilişkilendirildiğini ifade etmektedir.
  • Kuruluşların % 98’i standart bir proje yönetimi uyguladıklarını ifade etmektedirler.
  • PMO liderlerinden % 72’si orta seviye proje yöneticileri için sertifikasyonun çok uygun olduğunu belirtmektedir.
  • Organizasyonların %71’i son 5 yıl içinde daha büyük ölçüde çevik hale geldiklerini belirtmektedirler.
  • Her 3 organizasyondan biri projelerinden fayda elde konusunda yüksek olgunluğa sahip olduğunu belirtmektedir.

Bu raporların yıllar içinde ortaya çıkardığı bilgi, rapora dahil olan kuruluşlar içinde, 2015 yılında projelerin doğru şekilde ele alınmaması ve iyi yönetilmemesi sonucunda her 1 Milyar USD’nin 122 Milyon USD’sinin kaybolduğu, bir nevi “çöp” olduğu anlaşılmıştır. Oransal olarak ifade edersek, % 12’si… Yani aslında 10 proje üretecebilecek kaynağımız varsa örneğin, sadece 9 proje üretebildiğimiz, bir projelik kaynağın ise aralarda kaybolduğunu görüyoruz.

2018 yılında aynı şekilde 1 Milyar USD’nin 99 Milyon USD’sinin kaybedildiğini görüyoruz. 2015 yılı ile kıyasladığımızda arada %3’lük bir iyileşme olduğu görünüyor. İşte tam bu noktada kocaman bir “ANCAK” dememiz gerekiyor. Çünkü, bu araştırmaya katılanlar zaten proje yönetimi dünyasına yakın, PMI ile ilişkililer. Yani olgunluk seviyesi en düşük olanın bile bir “proje yönetimi farkındalığı” var.

Oysa, Türkiye’de projeler yapan, proje yönetimi yapması gereken kuruluşların bir bölümünün henüz bu kavramların ne olduğu konusunda bir fikri bile olmayabilir. Dolayısıyla, Türkiye’de proje yönetirken, her 1 Milyar TL’nin 122 Milyonundan çok daha fazlası cope gidiyor olabilir, yazık ki bunu ölçecek veri de yok elimizde.

O halde gidilecek çok yolumuz var. Dünya ile bütünleşmek, dijital dönüşümü yakalamak, uluslararası rekabet gücümüzü sağlamak  için proje yönetimi olgunluğumuzu geliştirmek zorundayız.  Bunun başlangıç noktası eğitimler olabilir, ancak zihinsel dönüşüm için, konuya kurumsal bazda liderlerin sahip çıkması, bilginin kurumsal hafızaya yerleşmesi, iş yapış alışkanlıklarımıza proje yönetimi unsurlarının sirayet etmesi gerekiyor. Evet, çok iş var, ama ilk adım en önemlisi, ilk ve tüm adımlarda bizler yanınızdayız.